Ara

Pasakli Virgül

Q (Bölüm 1)

Bir zaman içinde , şatolardan birinde esir tutulan güzel yüzlü bir kız varmış. Bu kız bir kör tarafından nasıl olduğu bilinmeyen bir şekilde elleri bağlı , tan vaktinde dar bir patikadan geçerken uyanıvermiş ve uyku sersemliğiyle hayalmeyal hatırladığı yasemin kokuları eşliğinde yeniden uykuya dalmış. O zamandan beri ne kadar süre geçtiğini bilmiyormuş.Günler hızlı , yalnız ve çaresiz geçiyormuş. Gözlerini açtığında tülle çevrili kocaman bir yatakta uyanmış . Sanki bundan önce ki hayatı da aynı şekilde seyir ediyormuş gibi içinde hiç bir endişe ve kuşkuya rastlamamış. Günlerce yemeğini suyunu getiren siyah pelerinli adamdan başka ne bir kimseyi görmüş ne de bir ses işitmiş. Nedendir bilinmez günlerdir odasından çıkmadığını ve sürekli odasının terasından dışarıyı seyrettiğini farketmiş. Ne kadar bakarsa baksın o sis tabakası hergün aynı yerden onu selamlıyormuş. Birgün kahvaltısını hızlıca yedikten sonra şatonun ihtişamına kendini bırakmak için -izin verilirse- kapıyı açmış. Kapının o tiz gıcırtısı eşliğinde , sol tarafında  merdivenler ve tam karşısında uzunca çevrelenmiş bir koridorla karşılaşmış. Etrafta hiç kimsenin olmayışından faydalanarak bu devasa yapıyı gezmeye koyulmuş.

Featured post

Su ‘ ya uzağım 

Yaz geldi yine tomurcuklar yeşillendi. Gönlümüzün açlığı taze , hafif . Rüzgar ılık , mutlu . Bu yaz da gönlüm çöl , kuru . Hafifliği yok suyun. O gelmez , istese de gelemez . Gelmek istese ölür dayanamaz. İnce Kum tanelerine alışmış , çölde yapamaz . Bu yaz gönlüm kuru , su ‘ya uzağım.  O ise ” gelir ” diye beklemekte . 

Hece’nin Bir Gecesi 

Hece’nin bir gecesi , uykusuzluk ile olan arkadaşlık bilmecesi 

Yüreğimin Güncesi , sessiz kalan parmakların düş sesi 

Hayat hengamesi , tramvaylarda kalan bir çift göz süzmesi 

Bilinmecesi , bilinmez bir virgül endişesi .

Aslında okumuyorsunuz …

Bu sayfalar boş , kelimeler salık halinde.

Akan şu denizi görmüyorsunuz aslında damlalar nahoş , ahit zamanlardan kalan yaşlı deniz , kimsesiz . Milyonlarca gözlerin gördüğü ya da gördüğünü sandığı su fazlalığı .

Evet aslında okumuyorsunuz . Kelimeler bile yorgun gozlerinizden . Edebi kaygi ceken bir tek sizler misiniz ? Kelimeler sizden daha da caresiz . Hatta yanınızda yürüyen insanlar bile sizin varlığınızdan şüpheli . Edeb kavramını edebileştiremediginiz için mi ? Yoksa onun çıkarlarına hizmet edemediğinizden mi çaresizler ? Peki ya sizler ? Evet evet size söylüyorum yirmibirinci yüzyılda kalmış , sıkışmış ebediyet duskunleri ! Öyle ya edebiyat , edebi , edep  kimin umrunda medeniyet ! 

Yağlı boya tablo (el yapımı ) letgo’da

letgo’da ne sattığıma bak! http://app.letgo.com/k8Mk/Xb92tnTVlD

Yabancı Dizi Önerileri …

Benim gibi yabancı dizi sevenler ekran başına !!!

Eğer siz de benim gibi seçerek izliyorsanız size gerçekten de izlemeye değer bi kaç önerim olacak . Umarım siz de izlemekten keyif alırsınız . Bu arada biraz daha gündemden uzak diziler olmasını istedim . Ama elimden geldiğince çok duyulmamış olanları duyurmak amacım .Haydi o zaman sırayla yazıyorum .

1- 13 Reasons Why

2- Girlboss ( Kitaptan uyarlama)

3-Gilmore Girls 

4-Friends

5-Thé Paradise (Kitaptan uyarlama)

6- Thé Lost Room

7- New Girl 

8- House Of Anubis 

9- Downtown Abbey 

10-Aşk ve Gurur (Kitaptan uyarlama 1995)
 

{ Yaz }

Kalem , kağıt , mürekkep …

Güneş , deniz , hayaller , umutlar ve mevsimlerin en güzeli .

Yakut rengi , Palmiye basamaklı , cennet ışığı büyüklüğünde dev bir güneş gezegeni . Hepsi de mutlu , umutlu renklerin ışığında süzülen eriyen kar taneleri .

İnce basmalar , ince kilimler , inci tanecikli deniz kabukları … Hepsi de memnun hallerinden , hepsi de umutlu …

Uçurumlar , intiharlar , fizik yasaları , yerçekimleri , Havva ile Adem , sonu klasik biten romanlar , hatta iklimler  bile mutlu , özlemle dolu güneşe . Hoşgeldin kalbimin ışığı !

Bakmayın Hayallerime …

Göremezsiniz gözbebeklerimden hayallerimi .

Hepsi saklı birer pas yığını .

Solmuş bebek giysilerinin arasından çalınmış , masum gülüşlerinde ki toz buğusu .

Yitip giden rüyaların en mavisi .

İlk yürüyüşlerin verdiği umudun umutsuzlukları .

Bakmayın hayallerime hepsi gerçekleşmemiş toz buğusu.

Düşlerimizi fırçalamak …

Karanlığın tadında kaybolur düşler.

Uzanır boşlukta hayaller ve boş kalan eller.

Seslenir düşler , sessizlik düşler .

Uzunca yol alıp birbirini gözler . 

Ayrı ayrı hayallerin ürünleridirler.

Hâlet-i  ruhiyeleri cennet makamıdır.

Silueti makamı duru kaynaklardır.

Safiyeti durumları incelik , zarafet ve akan suyun damarlarıdır.

Cennet makamına yaraşır düşler kurmanın verdiği vicdan rahatlığı ile .

Kendimle ben …

Aslında yapayalnız , virgülsüz , güçsüz kendimle beniz dünya da bir başına . 

Koca bir bendim dünya da silüet . Gölgesi taştan , içi su misali emsalsiz. 

Yosun bağlamış o yapışkan zihinler , küllenmiş merdivenler , kasvet kokan yaseminler gibi bu hayat . Olabildiğince bulanık , olabildiğince sakat . Artık yok doğru kelimesinin anlamı . Doğruyu bile yanlış telaffuz eden beyinlere mutabıkız. 

WordPress.com'da Blog Oluşturun.

Yukarı ↑